Patrona Halil Biyografisi

Patrona-Halil-biyografisi

Patrona Halil

Lale devri (1718-1730)’nin sona ermesine neden olan olayların, daha doğru bir kelimeyle ise isyanın başrol oyuncusu olan yeniçeri Patrona Halil’dir. Arnavut kökenli olan yeniçeri askeri Halil arkadaşları arasında Patrona lakabıyla anılmaktadır. Bu nedenle de çıkardığı İstanbul ayaklanması ileride ‘Patrona Halil İsyanı’ olarak kayıtlara geçirilmiştir.

Patrona Halil, bugün balkanlarda yer alan Arnavutluk sınırları içinde bulunan Horpeşte’de dünyaya gelmiştir. Bir dönem leventlik görevinde de bulunan Patrona Halil’in Rumeli’de yeniçerilik yaptığı da bilinmektedir. Ayrıca Patrona Halil isyanı bu şahsın ilk başkaldırısı olmayıp 1720 yılında Vidin’de de bir ayaklanmaya destek vermiştir. İstanbul’daki yaşamında ise bir dönem satıcılık ve esnaflık yaparak geçimini sağlamıştır. Bu sırada bir cinayete de karıştığı söylenenler arasındadır. Bu olaydan sonra tutuklanarak yargılanan Patrona Halil’i Mustafa Paşa’nın hapisten çıkardığı rivayet edilmektedir. Kişinin tarih sahnesindeki en önemli olayı Patrona Halil İsyanı ise hep bu dönemlerden sonra gerçekleşmiştir.

Patrona-Halil-biyografisi

Patrona-Halil-biyografisi

Sözü edilen isyanın birçok siyasi, ekonomik ve sosyal nedenleri bulunsa da, aslında lale devri döneminde Damat İbrahim Paşa’nın idaresini beğenmeyen devlet adamları ve yeniçerilerin Halil’i kışkırtması sonucu ortaya çıktığı düşünümektedir. Ülkeyi oldukça zarara sokan ve oyalayan bu olayın en önemli çıkış sebeplerinin başında ise lale devri boyunca yönetimin zevke sefaya düşmesi sonucunda ekonomik sıkıntıların artması, İran seferi sonucunda Damat İbrahim Paşa yönetimine olan olumsuz tepkilerin artmasıdır. İsyanın nedenleri gibi hazırlık süreci de uzun bir hazırlık aşamasını beraberinde getirmiştir. Süreç Patrona Halil önderliğindeki kişilerin kahvelerde ve camilerde yapılan protestolar, yönetim karşıtı bilgilendirmeler vasıtasıyla altyapı kazanmıştır. Son toplantının 2 Eylül 1730 yılında bir hamamda gerçekleştirilmesi ardından isyan, 28 Eylül’de başlatılmıştır. 30 kişilik bir toplulukla Beyazıt Cami önünde başlayan başkaldırı kısa sürede esnaf ve halkın da katılımıyla binleri bulmuş ve yeniçeri ocağındaki askerler de isyana çekilmiştir. İsyanın sonucu ise Osmanlı Padişahı III. Ahmet’in tahttan indirilmesi ve Damat İbrahim Paşa’nın idam edilmesiyle bitmiştir. Ayrıca, bu isyan sonucu İstanbul’da çok sayıda ev yakılmış ve birçok insan hayatını kaybetmiştir. Patrona Halil isyan sonrası birçok taviz koparmayı başarsa da kısa süre sonra makam ve rütbe verileceği konusunda kandırılarak saraya çağırılıp I. Mahmut’un yaptığı plan neticesinde öldürülmüştür.

Cevap Yaz

Email adresiniz yayınlanmamaktadır.