Yazar -Allgroo

Renk Nedir? Renk Kaynakları

renk-nedir-renk-katmanlari

RENK
Görme duyusu, gözlerimizdeki alıcıları uyaran ışığın sonucudur. Görülen renk, ışıkta bulunan dalga boylarının karışımına göre değişir.
görülebilen ışık, dalga boyu 390-740 U nanometre arasında değişen elektromanyetik radyasyondur. Insan gözünün retinasındaki alıcılar, ışığın toplam kuvvetini ve ışıktaki frekansların dengesini tespit eder. Bu alıcılar, beynin parlaklık ve renk olarak yorumladığı sinirsel bir etki üretirler. Örneğin, 575 nanometrelik ışık, yeşilimsi sarı hissi verir.

renk-nedir-renk-katmanlari

renk-nedir-renk-katmanlari

BEYAZ IŞIK

Güneşten ve elektrik lambalarından gelen ışığa beyaz ışık denir, çünkü renkli olarak gözükmez. Bir beyaz ışık ışını, bir prizmadan geçtiğinde, renkli ışık şeritleri gibi görünür. Bu şeritler, sırasıyla kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi ve mor olarak dizilerek bir tayf oluşturur. Bütün bu renkleri karıştırınca beyaz renk elde edilir.

RENKLERİ TANIMLAMAK

Renkler, üç niteliğe göre tanımlanırlar: Ton, doyma ve parlaklık. Ton, renkli ışıkta bulunan dalga boylarını gösterir. Doyma, bir rengin gücünü belirtir. Örneğin kırmızı, pembenin daha doymuş halidir. Üçüncü nitelik olan parlaklık ise elektromanyetik radyasyondaki enerjinin miktarıdır. Örneğin bu sayfaya düşen ışığın gücü artarsa, sayfanın üzerindeki tüm renklerin parlaklığı da yükselir.

RENK KAYNAKLARI

Birkaç ışık kaynağı, doğrudan renkli ışık üretir. Bazı yolları aydınlatan düşük basınçlı sodyum lambaları bunlara bir örnektir. Bir elektrik boşalması, lambadaki sodyum buharının turuncu renkte parlamasına neden olur. Güneş ışığı ve elektrik ışığı beyaz görünür, çünkü tüm görülebilir dalga boyu serisini hemen hemen eşit oranda taşırlar. Renkli ışık kaynaklarının çoğu, beyaz ışıktan belli bir dizi dalga boyu alarak işlev görür. Bir dur ışığı kırmızı yanar çünkü beyaz bir lambadan çıkan ışığın kırmızı dışındaki tüm dalga boylarını emecek bir filtresi vardır. Renkli cisimler beyaz ışıktan belli frekans dizinlerini emerek, diğerlerini yansıtırlar. Yansıtılan dalga boyları, cisimleri göründükleri renge büründürür. Örneğin bir kırmızı domates, kırmızı renk dışında beyaz ışıktaki tüm renkleri emer. Bazı domatesler kıpkırmızı, bazılarıysa kırmızı-turuncudur. Tondaki bu farklılıklar, her bir domates tarafından yansıtılan dalga boyu karışımlarındaki değişimden kaynaklanır. Beyaz bir kâğıt parçası, tüm dalga boylarını yansıtır. Siyah bir cisim, üstüne düşen ışığın tümünü emer.

Link Wheel Nedir, Nasıl Yapılır?

Link-Wheel-Nedir-Nasil-Yapilir

Link Wheel Nedir, Nasıl Yapılır?

Link Wheel teriminin Türkçe karşılığı Link Tekerleği olsa da bu terimi link ağı veya link döngüsü  olarak adlandırabiliriz. Link Wheel tekniği sayesinde sitenizle aynı sektörde kaliteli farklı sitelere sahip olacaksınız ve bu paravan sitelerden sitenize link çıkışı yaparak sitenizin yükselmesini sağlayacaksınız.

Olayı çok daha rahat algılamanız bakımından hayali bir site kuralım. Adı Gül Çiçekçilik olan bu sitede online olarak çiçek satışı yapılıyor ve bu siparişler kısa bir süre içerisinde kişiye ulaşıyor. Fakat şöyle bir sorumuz var rakibimiz olan Lale Çiçekçilik siparişleri çok daha geç bir sürede teslim etmesine rağmen hedef kelimemiz olan “çiçek” kelimesinde 1.sırada ve piyasadaki aslan payını Lale Çiçekçilik alıyor.

Link-Wheel-Nedir-Nasil-Yapilir

Link-Wheel-Nedir-Nasil-Yapilir

Bu sektörde bulunan sitelerin size backlink verme olasılığı yoktur. Çünkü kimse sektöründe başka bir kişiye link verip kendi çıkarlarını hiçe saymaz. Peki ne olacak? Bu durumda yeni siteler açarak kendinize rakip siteler oluşturmuş olacaksınız ve bu siteleri doğru biçimde kullanarak ana siteniz olan Gül Çiçekçilik sitesini yükselteceksiniz. İşte link wheel‘in temel mantığı budur. Sektörünüz ile aynı kategoride farklı siteler oluşturarak oluşturacağınız link ağı ile sitenizi yükseltmiş olacaksınız.

Anlayacağınız üzere çeşitli blog oluşturma servisleri ile oluşturduğunuz paravan siteler üzerinden kendi sitenize link girişi yaparak ana siteniz olan Furkita sitesini yükseltmiş oluyorsunuz ayrıca bu paravan siteleri kendi içerisinde de linkleyerek bu çalışmanın doğal bir görünüm almasını sağlayabilirsiniz.

Paravan Blog Domain Seçimi

Paravan siteleri oluştururken domaini özenle seçmelisiniz ücretsiz olarak .wordpress.org,. blogspot.com gibi alan adları alabileceğiniz gibi eğer hedef kelimeniz Türkçe bir kelime ise ve Türkçe sonuçlarda yükselme hedefiniz bulunuyor ise .gen.tr ve diğer .tr uzantılı domainleri kullanabilirsiniz. Domaininizde mutlaka anahtar kelimeniz geçmelidir ve bu anahtar kelimenin ilk başta geçmesi büyük avanntaj sağlayacaktır. Örnek olarak;

çiçek____.wordpress.org

çiçekçilik___.blogspot.com

çiçeksatinal__.tumblr.com

Paravan Blog Site İçi Çalışmalar

Paravan bloglarınızı üvey site olarak nitelendirmemelisiniz aksine adeta ana siteniz gibi özenle çalışmalısınız. Paravan bloglarınızın temasını seçerken Site İçi SEO kriterlerine uymasına dikkat etmeniz gerekir.

Paravan Blog Makale

Paravan bloglarınızda yayınlayacağınız tüm içerikleri özgün olarak girmelisiniz. Böylece paravan sitenizinde değeri artacaktır haliyle bundan ana sitenizde nasibini alacaktır. Paravan bloglarınızda en az 150 kelimelik özgün makaleleri güncel olarak yayınlamanız önerilir. Makalaleri oluştururken ana siteye içerik giriyormuşçasına özenle girmeniz yararınıza olacaktır. Ayrıca makaleleri resim/video gibi materyallerle destelemelisiniz.

Paravan Bloglarda Yapılan Yanlışlar

Link Wheel kurmak zahmetli bir iştir ancak bu işi öğrenen bir kişi bu işin çok basit olduğunu düşünür oluşturduğu paravan sitelere hiçbir şekilde değer vermez ve haliyle hiçbir verim alamaz.

Kopya İçerik

Paravan bloglarda kopya içerik kullanıp ana sitenize link vermek size hiçbir fayda sağlamayacaktır aksine kalitesiz bir siteden backlink kazanmış olacaksınız. Bu yüzden paravan sitelerinizde kesinlikle özgün içerikler barındırmalısınız.

Yanlış Linkleme

En sık yapılan hata sadece 2 makale girip ana siteye footerdan,sidebardan link basmaktır. Paravan site çalışması yaparken doğallık en önemli faktördür iki yazının ardından bir sitenin size link vermesi ne kadar doğaldır? Bundan dolayı paravan bloglara en az 4-5 adet link çıkışı olmayan kaliteli içerik girişi yaptıktan sonra tanıtım makalesi tarzında linklemeler yaparak ana sitenizi yükseltebilirsiniz.

Link Wheel’in Sonuçları

Doğru bir link Wheel çalışmasının ardından elinizde sektörünüzle ilgili birçok kaliteli site bulunacaktır ve bu siteler ile ana sitenizi yükselterek hedef kelimenizde yüksek sıralara çıkabilirsiniz. Ayrıca Link Wheel ekonomiktir başka sitelerden 3 aylığına 30-40 Lira gibi ücretler ödediğiniz linklere sınırsız olarak sahip olacaksınız.

Kaynaklar: http://www.bilgi724.com/   http://www.webkafa.com/

Sanal Sunucu Nedir? Çeşitleri ve Özellikleri

sanal-sunucu-nedir

Sanal Sunucu Nedir? Çeşitleri ve Özellikleri

Sanal sunucu, fiziksel bir web sunucusunun bölümlere ayrılarak sanki farklı farklı sunucularmış gibi her birinin birbirinden bağımsız bir şekilde çalıştığı sunucu türüdür. Bu sunucu kiralık sunucu gibi çalışmaya olanak sağlamaktadır. Sözü edilen sunucu çeşidinde bir adet IP’ye birçok domain atanabilmekte ve hepsi birbirinden bağımsız çalışmaktadır. Sanal sunucular çalışma prensibine göre ikiye ayrılmaktadır. Bunlardan birincisi VPS (Virtual Private Server) diğeri ise VDS (Virtual Dedicated Server) olarak adlandırılmaktadır. Şimdi bu sanal sunucu çeşitlerinin farklarını ve ne işe yaradıklarını ortaya koyarak sizlere yardımcı olmaya çalışalım.

sanal-sunucu-nedir

sanal-sunucu-nedir

VPS Nedir? Özellikleri

VPS yani Virtual Private Server (Sanal Kişisel Sunucu) fiziksel yani ana sunucunun yazılımsal olarak bölünmesinden elde edilen sunucu tipidir. VPS sanallaştırma sisteminde ana sunucu tüm sanal sunucuları yönetir. Yani daha açık bir dille anlatmak gerekirse VPS’lerin hepsi ana sunucunun işletim sistemini kullanmaktadır. Sözü edilen sanallaştırma şeklinde ram ve işlemci sadece yazılımsal olarak bölündüğünden dolayı saldırı ya da yazılımsal sorunlardan bütün VPS’ler etkilenmektedir. Tüm VPS’ler birbirinden bağımsız olmasına rağmen bir ana sunucunun parçası olduğu için herhangi bir VPS’nin kullanmadığı RAM miktarı diğer bir VPS’ye aktarılabilmektedir.

VDS Nedir? Özellikleri

VDS yani Virtual Dedicated Server (Sanal Adanmış Sunucu) ana sunucunun donanımsal olarak bölünmesinden elde edilen sunucu tipidir. VDS sanallaştırma sisteminde ana sunucunun her bölümü birbirinden bağımsız ayrı birer parçacık halindedir. Yani VDS’ler ana sunucunun tamamen birbirinden bağımsız ufak parçalarıdır. Üstelik her bir VDS farklı işletim sistemine sahip olduğu gibi kaynak kullanımları da farklıdır. Bu nedenle bir VDS’ye aktarılan işlemci ve RAM diğerleri tarafından kullanılamayacağı için ayrı bölmeler birbirini etkilemez, saldırı ya da sorun olması durumunda bir VDS diğerini kesinlikle etkilememektedir.

Florence Nightingale Biyografisi

Florence-Nightingale-Biyografisi

Florence Nightingale

Kırımın ünlü askeri hastanelerinde görev yapmış olan Florence Nightingale kadınlar için oldukça saygıdeğer bir meslek olan hemşireliğin kurucusudur.

12 Mart 1820’de dünyaya gelen Florence Nightingale’e İtalyan şehri Floransa’da doğduğu için Florence ismi verilmiştir. Florence’in zengin ailesi bir Avrupa gezisi sırasında Floransa’da bulunduğu sırada kızlarını dünyaya getirmiştir. 1837 yılında Nightingale, bazı işler yapması için tanrının onu görevlendirdiğini hissetmiş ancak, ne iş yapacağı konusunda kararsız kalmıştır. Hemşirelik mesleğini geliştirme konusuna ilgi duymuş, fakat ailesi onun sınıfında ve bilgi birikiminde bir kişi için hemşireliğin uygun bir meslek olmadığı konusunda Florence’i uyarmışlardır. Sonuç olarak ailesi kızlarına hemşirelik eğitimi almak için izin vermemiştir. Nightingale’in ailesi daima kızlarının iyi bir evlilik yapmasını ve saygıdeğer üst sınıf hanım efendileri gibi yaşamasını istemiştir.

Florence-Nightingale-Biyografisi

Florence-Nightingale-Biyografisi

Nightingale ailesi sonuçta kızlarının sözü edilen isteği konusunda yumuşamış ve Florence 1851 yılında üç haftalık bir hemşirelik eğitimi için Almanya’nın Kaiserwerth şehrine gitmiştir. Florence’in aldığı bu eğitim iyi aileden gelen bu kadının 1853 yılında Harley Street Hastanesi’nin şefi olmasına zemin hazırlamıştır. Ertesi yıl Kırım Savaşı başlamış ve gazeteler yaralı İngiliz askerleri için uygun tıbbi yerlerin ve malzemelerin olmadığını açıklayan yazılar yayınlamışlardır. Savaş Bakanı Sidney Herbert, Nightingale’i zaten biliyordu ve Türkiye’deki askeri hastanelerde çalışan hemşirelerden oluşan bir ekibi denetmesi için onu istiyordu. İstanbul Üsküdar’daki hijyenik koşulların felaket derecede kötü olduğunu gözlemleyen Nightingale, 1854 yılında bir baraka hastanenin yönetimini üstlenerek 38 kadına öncülük etmiş ve hastane yönetimini devralmıştır. 1856 yılında İngiltere’ye geri dönen Florence, Londra’daki St Thomas Hastanesi’nde hemşireler için Nightingale Eğitim Okulu’nu kurmuştur. Hemşireleri eğitir eğitmez hemen öğrendikleri fikirleri uygulamaları ve Nightingale eğitim modelini öğreten kurslar kurmaları için İngiltere’deki tüm hastanelere dağıtmıştır.

Nightingale’in teorileri 1860 yılında ‘Hemşirenin Notları’ adlı bir eser olarak yayınlanmış ve çok büyük etkiler yaratmıştır. Onun sanitasyon, askeri sağlık ve kurulacak hastanelerin planlanmasıyla ilgili düşünceleri ve buluşları hala daha günümüzde uygulanmaktadır. Sağlık alanında bu denli devrimleri olan Nightingale, 13 Ağustos 1910 tarihinde hayata gözlerini kapatmıştır.

Michelangelo Buonarroti Biyografisi

Michelangelo-Buonarroti-biyografisi

Michelangelo Buonarroti

Ünlü ressam, mimar, şair ve heykeltıraş Michelangelo Buonarroti Ronesans dönemi İtalyası’nda yaşamış sanatçılardan biridir. Dönemim büyük sanatçılarından olan Buonarroti, 1475’te doğmuş ve 1564 yılında ise hayata gözlerini kapamıştır. 88 yıllık ömrüne ise birçok başarı ve sanat eserini sığdırmış ve sanat tarihi için olan önemini günümüze kadar korumuştur.

Sanatçının heykeltıraşlık hayatına başlaması, çok küçük yaşlarda sütninesinin taşçılık ile uğraşan eşi sayesinde olmuştur. Bu sanatla yetinmeyen Buonarroti, 1488 yılında Floransa’da bir ressamın yanına girerek Freks yapmayı da öğrenmiştir. Freks eğitimi için gittiği akademide bir yandan da morga giderek anatomi öğrenen Ünlü ressam, mimar, şair ve heykeltıraş Michelangelo Buonarroti Ronesans dönemi İtalyası’nda yaşamış sanatçılardan biridir. Michelangelo Buonarroti yapacağı bir heykelin çok beğenilmesi üzerine 1496 yılında Kardinal Riari tarafından Roma’ya çağırılmıştır. Bu çağrı üzerine Roma’ya giden Michelangelo burada 5 yıl yani 1501 yılına kadar çalışmıştır. Michelangelo’nun ilk eseri ise Floransa’da yaptığı Davut heykelidir. Bu heykeli 4 yılda tamamlayan Michelangelo kimsenin cesaret edemediği bir mermer bloğu bir sanat eserine dönüştürmesiyle de sanat tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. Ünlü heykeltraşın bir diğer eseri de Papa II. Julius’un ölümüne ithafen mezarına koymak için yaptığı Musa heykelidir. Bu heykel yaratıcılığın üst noktasıydı. Diğer yandan sanatçının 1534 yaptığı Kıyamet günü tablosu da sanat eseri olmasının yanında çıkan tartışmalar bakımından da sansasyonel bir tablo olmuştur. Sansasyon yaratmasının nedeni ise bu resimde insanların oldukça müstehcen resmedilmiş olmasından kaynaklanmıştır. Heykeli fazla müstehcen bulan Papa IV. Paulus ünlü sanatçıdan heykeli düzeltmesini istemiş ancak sanatçı bunu reddetmiştir.

Michelangelo-Buonarroti-biyografisi

Michelangelo-Buonarroti-biyografisi

Ronesansın en etkileyici ve başarılı heykeltıraşlarından olan Michelangelo, heykele canlılık verme konusunda oldukça başarılıdır. İnsan figürleri üzerindeki bu başarısını ise kadavralar üzerindeki çalışmalarından elde etmiştir. Ayrıca, sanatta oldukça önemli bir kavram olan perspektifte derinlik olgusunu da geliştiren heykeltıraş Michelangelo olmuştur. Sadece heykelde değil, resim ve frekste de oldukça başarılı olan sanatçı Roma’nın yeni baştan inşa edilmesi olayında da üzerine düşeni yapmış ve oldukça önemli görevlerin üstesinden gelmiştir. Sonuç olarak, tüm bu anlattıklarımızdan hareketle Michelangelo Rönesans döneminin mihenk taşı sayılabilecek kadar önemli ve başarılı bir sanatçıdır.

Pablo Picasso Biyografisi

pablo-picasso-biyografisi

Pablo Picasso Kimdir?

Pablo Picasso 1881-1973 yılları arasında yaşamış İspanyol ressam ve heykeltraştır. Georges Braque ile beraber Kübizm sanat akımının temelini atan Picasso, 20. yüzyılın en tanınmış, hatta bu yüzyılın en bilinen sanatçılarındandır.

Malaga doğumlu olan Pablo Picasso’nun resim ile buluşması küçük yaşlarda resim öğretmeni olan babasının teşvikiyle olmuştur. Çok kısa sürede de çok yetenekli olduğu anlaşılan sanatçı, 1895’te Barselona Güzel Sanatlar Okulu’na kaydolmuş ve yaptığı çalışmaları İspanyol dergisi Juventut’ta yayınlamıştır. 1901 ve 1904 yılları arasındaki Mavi Dönem olarak isimlendirilen sanat hayatı boyunca, resimlerinin konusunu büyük şehirlerdeki sıradan insanlar ile sirk hayatı oluşturmuştur. Sirklere ve sıradan insanların yaşamına ilgi duyan Picasso, bu dönemde bu insanların hep hüzünlü yönlerini ortaya çıkarmıştır. Resimlerdeki kübist izler ise 1907 ve 1914 yılları arasında görülmüştür. Sözü edilen kübist tablolarda en çok göze çarpan durum ise geometrik şekillerin öne çıkarılmış olmasıdır. Ayrıca, tablolarda geometrik şekillere bölme ve uzaydan görünüş havası vermek için de her yönden nesneyi çizme çabası görülmektedir. Kübizm akımının en önemli örneği olan ve hayat kadınlarını konu alan Avignon’lu Kadınlar eseri 1907 yılında çizilmiş önemli bir eserdir. Picasso’nun bu resimleri 1920’li yıllarda yerini klasizme bırakmıştır. Bu yıllarda klasizm haricinde mitolojik öğeler de resimlerine yansımıştır. En üretken sanatçı olarak bilinen Picasso yaşamına sığdırdığı toplam 134,300 resim ile Guines Rekorlar Kitabı’na girmeyi de başarmıştır.

pablo-picasso-biyografisi

pablo-picasso-biyografisi

Pablo Picasso Biyografisi

Sanatçının en tanınmış eseri ise 1937 yılında yaptığı Guernica’dır. Guernica’nın bombalanmasını konu alan bu resim savaşa karşı tepkisini ortaya koyması açısından da oldukça önemlidir. Sözü edilen savaş karşıtı tepkiyi ise yaptığı suretler ile hayat vermiştir. 1911 yılı ise Pablo Picasso için bir suçlanma yılıdır. Suçlandığı konu ise Leonardo Da Vinci’nin eserini doğduğu topraklar olan Floransa’ya kaçırmasından kaynaklanmaktadır. 1949 yılında Komunist Parti’nin isteği üzerine Barış Konferansı için bir beyaz güvercin resmetmiş ve Avrupa’da afiş olarak kullanılan bu resim günümüzde de hala barışın simgesi olarak kullanılmaktadır. Ömründe sayısız değerli ve güzel esere imza atan Picasso 1973 yılında hayata gözlerini yummuştur.

Patrona Halil Biyografisi

Patrona-Halil-biyografisi

Patrona Halil

Lale devri (1718-1730)’nin sona ermesine neden olan olayların, daha doğru bir kelimeyle ise isyanın başrol oyuncusu olan yeniçeri Patrona Halil’dir. Arnavut kökenli olan yeniçeri askeri Halil arkadaşları arasında Patrona lakabıyla anılmaktadır. Bu nedenle de çıkardığı İstanbul ayaklanması ileride ‘Patrona Halil İsyanı’ olarak kayıtlara geçirilmiştir.

Patrona Halil, bugün balkanlarda yer alan Arnavutluk sınırları içinde bulunan Horpeşte’de dünyaya gelmiştir. Bir dönem leventlik görevinde de bulunan Patrona Halil’in Rumeli’de yeniçerilik yaptığı da bilinmektedir. Ayrıca Patrona Halil isyanı bu şahsın ilk başkaldırısı olmayıp 1720 yılında Vidin’de de bir ayaklanmaya destek vermiştir. İstanbul’daki yaşamında ise bir dönem satıcılık ve esnaflık yaparak geçimini sağlamıştır. Bu sırada bir cinayete de karıştığı söylenenler arasındadır. Bu olaydan sonra tutuklanarak yargılanan Patrona Halil’i Mustafa Paşa’nın hapisten çıkardığı rivayet edilmektedir. Kişinin tarih sahnesindeki en önemli olayı Patrona Halil İsyanı ise hep bu dönemlerden sonra gerçekleşmiştir.

Patrona-Halil-biyografisi

Patrona-Halil-biyografisi

Sözü edilen isyanın birçok siyasi, ekonomik ve sosyal nedenleri bulunsa da, aslında lale devri döneminde Damat İbrahim Paşa’nın idaresini beğenmeyen devlet adamları ve yeniçerilerin Halil’i kışkırtması sonucu ortaya çıktığı düşünümektedir. Ülkeyi oldukça zarara sokan ve oyalayan bu olayın en önemli çıkış sebeplerinin başında ise lale devri boyunca yönetimin zevke sefaya düşmesi sonucunda ekonomik sıkıntıların artması, İran seferi sonucunda Damat İbrahim Paşa yönetimine olan olumsuz tepkilerin artmasıdır. İsyanın nedenleri gibi hazırlık süreci de uzun bir hazırlık aşamasını beraberinde getirmiştir. Süreç Patrona Halil önderliğindeki kişilerin kahvelerde ve camilerde yapılan protestolar, yönetim karşıtı bilgilendirmeler vasıtasıyla altyapı kazanmıştır. Son toplantının 2 Eylül 1730 yılında bir hamamda gerçekleştirilmesi ardından isyan, 28 Eylül’de başlatılmıştır. 30 kişilik bir toplulukla Beyazıt Cami önünde başlayan başkaldırı kısa sürede esnaf ve halkın da katılımıyla binleri bulmuş ve yeniçeri ocağındaki askerler de isyana çekilmiştir. İsyanın sonucu ise Osmanlı Padişahı III. Ahmet’in tahttan indirilmesi ve Damat İbrahim Paşa’nın idam edilmesiyle bitmiştir. Ayrıca, bu isyan sonucu İstanbul’da çok sayıda ev yakılmış ve birçok insan hayatını kaybetmiştir. Patrona Halil isyan sonrası birçok taviz koparmayı başarsa da kısa süre sonra makam ve rütbe verileceği konusunda kandırılarak saraya çağırılıp I. Mahmut’un yaptığı plan neticesinde öldürülmüştür.

Sigmund Freud Biyografisi

sigmund-freud-biyografisi

Sigmund Freud Kimdir?

Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud, Yahudi kökenli olan 1856 ve 1939 yılları arasında yaşam sürmüş Avustralya’lı bir nörologtur. Ayrıca, Freud 5 aşamayla tanımlanan kişilik gelişim aşamalarını anlattığı Psikanalitik kuramın da kurucusudur. Sözü edilen kuram, psikoterapik bir teknik olarak psikolojik rahatsızlığa sahip olan kişilerin yani diğer bir deyişle hastaların içinde bulundukları zihinsel süreçle dış ortamın bağlantısını kurmaya çalışan bir psikolojik algılama yöntemidir.

sigmund-freud-biyografisi

sigmund-freud-biyografisi

Freud’un psikanaliz ile ilgilenmeye başladığı yıllar olan 1890’lar yine bu araştırmacının nevrotik ve histerik hastalarla yaptığı deneylere sahne olmuş ve ortaya çıkan Psikanalitik Kuram bu bilim insanından tüm dünyaya miras kalmıştır. Bu hastaların tek nedeninin bastırılmış ve çevreye hissettirilmemiş olan cinsel arzulardan kaynaklı olduğu düşüncesi de sözü edilen kuramın en fazla öne çıkarılan yönlerindendir. Freud’u ilk psikanaliz ile ilgilenmeye iten 1885 yılında eğitimi için Paris’e gitmesi ve orada Charcot’un Yaşamım ve Psikanaliz adlı kitabıyla tanışıp etkilenmesi olmuştur. Ardından bu kitabı 1886 yılında Almanca’ya çevirmiştir. Daha sonra ise çalışmalarına devam eden Freud psikanalitik kuramın temellerini bu kitap sayesinde atmıştır. Bu kurumda her ne kadar Charcot’tan etkilenmiş olsa da kuramdaki düşünceler Freud’un kendi orijinal düşünceleridir. 5 aşamadan oluşan kuramın ilk maddesi, insanın psikolojik gelişiminin ancak cinsel arzuların gelişiminin ve değişiminin anlaşılabilmesi ile anlaşılabileceğidir. Diğer yandan, kuramın 2. maddesine göre psişik yaşamın cinsel arzuları baskıladığı ve bu istekler her ne kadar baskılansa da bilinç dışı sistemlerde hiç unutulmamaktadır. Sözü edilen bilinç dışı baskılanma ve içsel tartışmalar ise dışarıya dil sürçmeleri ve diğer bazı belirtiler şaklinde yansıtılmaktadır. Ayrıca, biliç dışı değişim ve çatışmalar psikolojik nevrozun en büyük kaynağı olmaktadır. Sonuncu madde olarak ise, nevroz ancak psikanaliz yani bastırılmış isteklerin bu baskıdan kurtarılmasıyla tedavi edilebilmektedir.

Destek veren bilim adamı ve öğrenci anlamında yalnız kalan Freud, akımı ve kuramı geliştirmeye devam etmiş ve 1908 yılında kurulan Viyana Psikanaliz Derneği Freud için dönüm noktası anlamını taşımıştır. Çünkü bu olay psikanalizi ülke sınırları dışına çıkarmış ve tüm dünyaya yayılmasını sağlamıştır.

Öykü Serter Biyografisi

oyku-serter-iste-benim-stilim-all-star

Öykü Serter Biyografisi
Öykü Serter 25 Şubat 1975 yılında Ankara’da dünyaya gelmiştir. Liseyi Ankara TED kolejinde tamamlamıştır. Eğitimini Hacettepe Üniversitesi Amerikan Kültür Edebiyat bölümünden mezun olarak bitirmiştir. Yüksek lisansını Galatasaray Üniversitesini tercih ederek orada Radyo Televizyon bölümü okuyarak gerçekleştirmiştir. Öykü Serter halende Bahçeşehir Üniversitesinde doktora yapma hedefindedir.

Öykü Serter Kimdir?

Öykü Serter CHP İstanbul Milletvekili olan Nur Serter’in kızıdır. Babası ise mali müşavir olarak mesleğini sürdürmektedir. Öykü Sekterin boyu 1,64 ve kilosu ise 47’dir. Fiziğinin iyi oluşu yüzme konusundaki başarısından kaynaklanmaktadır. Bu konuda Öykü Serter 800 civarında madalya almıştır. Bu madalyaların 250 tanesi ise Altın madalyalardır. Yüzme dalında en iyi yeteneği kurbağa branşıdır.

Öykü Serter ilk olarak radyolarda Dj’lik yapmaya adı atarak başlamıştır. Daha sonra tv ekranlarında kendisini yavaş yavaş görmeye başlamıştır. Böylelikle yıldızının parlaması bir yarışma programı olan Biri bizi Gözetliyor ile olmuştur. Programın tamamında sunuculuk görevini üstlenmiştir. 2014 yılında ise Bu tarz Benim yarışmasında sunuculuk görevini devam ettirmiştir. Günümüzde ise Öykü Serter herkes tarafından tanına iyi bir sunucu olma özelliği sayesinde tanınmaktadır. Bu sayede sosyal medyada da ünü oldukça yoğun bir hale gelmiştir. Herkes tarafından beğenilen bir sunucu olmasının yanı sıra herkes tarafından sevilen bir kişilikte olmuştur. Yapmış olduğu çalışmalar ile birçok alanda ödüle laik görülmüştür. Bu da onun ne kadar başarılı bir insan olduğunu gözler önüne sermektedir.  Şuan İşte Benim Stilim All Star yarışmasında sunuculuk yapmaktadır.

Salvador Dali Biyografisi

salvador-dali-biyografisi

Salvador Dali Kimdir?

Salvador Dali 1904-1989 yılları arasında yaşamış Arap kökenli Katalan sürrealist bir ressamdır. 1931 yılında bitirdiği Belleğin Azmi adlı eseri ile ünlenen Dali, gerçeküstülüğü resimlerinde çarpıcı ve tuhaf bir şekilde kullanmasıyla sanat tarihinde öne çıkmış ve ününü de bu sayede kazanmıştır.

Sanatçı ressam olmasının yanısıra fotoğraf, film ve heykel sanatlarında da ün yapmış ve 2003 yılında Walt Disney klasiği olan Destino isimli çizgi film ile de ödül kazanmıştır. Salvador Dali’nin eserlerine oldukça fazla ilgi duyulması sadece resimlerinin ilginç çizgiler taşımasından değil, sanatçının farklı giyim tarzı ve söylemlerinden de kaynaklanmıştır.

salvador-dali-biyografisi

salvador-dali-biyografisi

Sanat tarihinde ilginç ve başarılı bir yeri olan Salvador Dali’nin profesyonel anlamda resimle buluşması 1916 yılında resim okuluna kaydolmasıyla başlamıştır. Yaklaşık bir yıl boyunca ise karakalem çalışan Dali’nin resimleri babasının da teşvikleriyle evinde sergilenmiş, gerçek anlamda ilk resim sergisini ise 1919 yılında açmıştır. Figueres’teki Municipal Theater’da açılan bu sergi aslında Katalan ressamın meslek hayatındaki dönüm noktasıdır denilebilir. Onu keşfeden öğretmeni de kubizm akımı için oldukça etkili olan Juan Núñez’dir. Az da olsa bu sergiyle adını duyuran Dali, 1921 yılında Figueres Belediyesi’nde sanat okuluna başlamış ve buradaki öğrenimi boyunca da ünlü ressamların olduğu Studium Dergisi’nde çalışmıştır. 1922’de Madrid’e taşınan San Fernando School of Fine Arts’a kaydolarak burada kübist akımın etkileri görülen resimleriyle ün yapıp, dadaist akımıyla da burada tanışmıştır.

Salvador-Dali

Salvador-Dali

1929 yılında onu sürrealizm akımının en büyük temsilcilerinden biri haline getiren iki büyük eserine imza atan Dali, 1934 yılında tablo satıcısı olan Julian Levy tarafından Amerika’ya tanıtılmasının ardından New York’ta da sergi açmıştır. 1950 yılında tarih, din ve fen bilimleri konularında resimler yapan Dali, “Yansıtma ve Derinleşme Üzerine Paranoyak – Eleştiri” yöntemini de bu yılda geliştirmiş ve sanat dünyasına sunmuştur. 1960’lı yıllarda ise Salvador Dali’nin resimlerinden oluşan antolojik sergileri dünyada bulunan en büyük sanat merkezlerinde sergilenmiştir. Dali her ne kadar resim sanatıyla ün yapmış bir sanatçı olsa da güzel sanatların birçok kolunda eserler vermiştir. 1989 yılında ise Figueres’te hayata gözlerini yummuştur.

 

Galileo Galilei Kimdir? Biyografisi

galileo-galilei-kimdir-biyografisi

GALILEO GALILEI KİMDİR?

Galileo tarihte derin bir iz bırakan İtalyan astronom, fizikçi ve filozoftur. Galileo Galilei, 15 Şubat 1564’te Pisa yakınlarında bir müzisyenin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Pisa Üniversitesi’nde işe tıp çalışmayla başlamış fakat sonra felsefe ve matematiğe yönelmiştir. 1589 yılında Pisa’da matematik profesörü olmuştur. 1592’de matematik profesörü olarak Padova Üniversitesi’ne geçmiş ve 1610 yılına dek burada kalmıştır. Buradaki akademik hayatında çeşitli nesnelerin yere düşüş hızlarını ölçme, sarkaçların mekaniği üzerine deneyler tasarlamıştır.

galileo-galilei-kimdir-biyografisi

galileo-galilei-kimdir-biyografisi

1609 yılında, Hollanda teleskop adı verilen bir aletin varlığı haberini almıştır. Herhangi bir örneğini görmeksizin bu teleskopun çok daha iyi bir modelini üretmiştir. Bu teleskop ile birçok astronomik keşif de yapmıştır. Bunlar Ay’da bulunan dağların ve vadilerin, güneş lekelerinin, Jupiter’in en büyük uydularının ve Venüs gezegeninin evrelerinin keşfidir. Astronomi çalışmaları ona ün kazandırmış, Floransa’da matematik kürsüsünde görevlendirilmiştir.

1614’te Galileo Kopernik’in Güneş merkezli modelini desteklemekle suçlanmıştır. O devirde insanlar dünyanın merkez konumda bulunduğunu düşünüyordu. Kopernik’in bu düşüncesi dönem Avrupası’nda bir devrim niteliğindeydi. 1616 yılında kilise tarafından bu teorileri yaymakla suçlanmıştır. 1632 yılında, Galileo İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog adlı kitabı yayınlamıştır. Galileo halen Kopernik teorisini savunduğu için mahkum edilmiş ve hapse gönderilmiştir. 1638’de başka bir kitap daha yayınlayan Galileo bu kitapta mekaniğin ilkeleri ve hareketin kanunlarını açıklamıştır. Galileo Galilei 8 Ocak 1642 günü Arcetri’de hayata gözlerini yummuştur.

Claude Monet Kimdir? Biyografisi

claude-monet-kimdir-biyografisi

Claude Monet Kimdir?

Claude Monet 1840-1926 yıllarında yaşamış Empresyonist (İzlemcilik) Fransız bir ressamdır. Empresyonizmin isim babası olan sanatçı, yaptığı İzlenim: Gün Doğumu eseriyle akıma ismini vermiştir. Modern resim sanatında ilk büyük devrimci hareket olan İzlemcilik, Monet’in fırça darbeleriyle oluşturduğu farklı renkteki noktalar sayesinde istediği şekilde ışık ver renk etkisi yaratarak yaptığı resimlerle hayat bulmuştur.

Claude Monet’in resim hayatına başlaması 1851 yılında kaydolduğu Ortaokul yıllarında olmuş ve bu dönemde ürettiği karakalem eserlerini satarak kısa dönemde olsa geçimini sağlamıştır. İlk çizgi derslerini Jacques-Francois Ochard’dan alan Monet, Eugène Boudin ile tanıştıktan sonra yağlı boya tekniğini öğrenmiştir. 1861 yılında yedi yıllık bir sözleşme ile orduya katılan Monet teyzesinin ısrarları üzerine sözleşmeyi iptal etmiş ve Almanya’da üniversitede sanat eğitimi almaya başlamıştır. 1862 yılında üniversite eğitimi sırasında üniversitede verilen klasik resim anlayışı Monet’i hayal kırıklığına uğratmış ve empresyonizm akımını da ışığın resme yansımasını parçalı boya darbeleriyle yansıtarak üretmiştir. 1874 yılında bir grup ressamla birlikte bir sergi açan Monet bu sergide başarısız olmuş ve maddi durumuda oldukça gerilemiştir. Doğal olarak bu dönemdeki resimleri de gerek kullandığı renklerden gerekse de yansıttığı kompozisyonlardan dolayı kasfetli bir havaya bürünmüştür.

claude-monet-kimdir-biyografisi

claude-monet-kimdir-biyografisi

En güzel ve ilgi çekici resimlerini 1883 ve1908 yılları arasında veren Monet, bu yıllar arasında Akdeniz turuna çıkarak pek çok doğa resmi ve önemli bir serisini de Venedik’te yapmıştır. Yine bu yıllar arasında Londra’daki ünlü Parlemento ve Charing Köprüsü adlı iki eserini yapmıştır. 1883 yılında Giverny’e yerleşen Claude Monet biyografisi burada kiraladığı evinde yine önemli bir serisi olan Ot Yığınları Serisi’ni hazırlamıştır. Bu seride ot yığınları farlı açılardan bakarak resmetmiştir. Ayrıca, bahçesinde vakit geçirmeyi oldukça seven sanatçı Zambaklar Serisi’ni de yine bu bahçede hazırlamıştır. 1923 yılında katarakt ameliyatı olan ünlü ressam katarakt hastalarının en tipik görme özelliği olan kırmızı tonlarda resimler üretmiştir. 1926 yılında akciğer kanseri rahatsızlığından hayata gözlerini yuman sanatçının mezarı Giverny kilisesinde bulunmaktadır.

Rüstem Paşa Kimdir? Hayatı Ve Biyografisi

rustem-pasa-biyografisi

Rüstem Paşa Kimdir?

1500 yılında Hırvatistan’ın Skardin kentinde doğan Rüstem Paşa Osmanlı tarihinde kendisi hakkın da hiç iyi mersiye yazılmayan paşa olmuştur. Özellikle hizmet ettiği dönemde kimse tarafından sevilmeyen bir paşadır. Şehzade Mustafa’nın ölümüne sebebiyet verdiği düşüncesi de Paşa’nın sevilmemesinde etken olmuştur.

Rüstem Paşa’nın Osmanlı Devleti’ndeki ilk hizmeti acemi oğlanlar ocağında başlamış, zekası ve kabiliyetleri sayesinde kısa sürede Enderun’dan çıkmış ve Kanuni Sultan Süleyman’ın baş mihaduru olmakla kalmamış kısa bir süre sonra da Diyarbakır valiliğine getirilmiştir. Rüstem Paşa’nın kariyer basamaklarında tırmanmasını sağlayan olaylar ise Kanuni’nin kızı Mihrimah Sultan ile evlenmesi ve Ayaz Paşa’nın vebadan ölmesi üzerine bir boşluk oluşması olmuştur. Mihrimah ile evlenen Rüstem Paşa iki dönem boyunca sadrazamlık görevinde bulunarak Osmanlı’ya hizmet etmiştir. Ancak Rüstem Paşa’nın sadrazamlıktan azledilmesine neden olan olay Hürrem Sultan ile birlik olup Şehzade Mustafa’nın idamında rol oynaması olmuştur. Çünkü Kanuni Sultan Süleyman, Sehzade Mustafa’yı öldürdükten sonra Mustafa’yı çok seven ve daima arkasında olduklarını her fırsatta belirten yeniçerilerin ayaklanacağından korkarak Rüstem Paşa’nın görevine son vermiştir. Nitekim Hürrem Sultan’ın çabalarıyla Paşa bir kez daha sadrazam olmayı başarabilmiştir. Bu görevini de ölüm tarihi olan 1561 yılına kadar sürdürmüştür. Öldükten sonra ise Şehzade Cami Türbesi’nin bahçesine gömülmüştür.

rustem-pasa-biyografisi

rustem-pasa-biyografisi

Rüstem Paşa’nın kültür mirasımıza bıraktığı eserleri de mevcuttur. Bunlardan ilki İstanbul’da yer alan ve kendi adına yaptırdığı iki adet camidir. Diğer yandan, Edirne’de Mimar Sinan’a yaptırdığı Rüstem Paşa Kervansarayı, Kütahya’da bir medrese ve bir hamamı bulunmaktadır. Ayrıca eserleri arasında Osmanlı’nın kuruluşundan itibaren Paşa’nın yaşadığı döneme kadar olan kısmı anlatan tarih kitabıda yer almaktadır. Sözü edilen kitabın 1923 yılında I. Ferrer tarafından Almaca’ya çevirisi yapılmıştır. Osmanlı dönemine açıktan bozulma tohumlarını atan da yine Rüstem Paşa olmuştur. Nitekim kendisi rüşveti yaygınlaştırmış, bu sayede hazineye büyük gelir sağlamıştır. Ancak bu durumun zararları büyük olmuş ve Osmanlı Devleti’nin toprak verimliliği bir hayli bozulmuştur.

Acun Ilıcalı Kimdir? – Biyografisi – Hayatı

acun-ilicali-biyografisi

Acun Ilıcalı Biyografisi

Acun Ilıcalı kimdir? 29 Mayıs 1969 yılında Edirne’de dünyaya gelmiştir. Annesinin kooperatifler il müdürüydü ve adı İlknur’dur. Babası ise adı Ergün ve müteahhitlik işinden sorumluydu. Acun Ilıcalı‘nın Ömer Cenker adında birde abisi vardır. Okula başlamasının nedeninin abisinin okulla gitmesini kıskandığı için olduğunu söylemiştir. Bu nedenle yaşamı boyunca okulda okumak ona oyun gibi gelmiştir. İlkokul ve ortaokulu Edirne’de bulunan İstiklâl İlkokulu’nda tamamlamıştır. Daha sonra Kadıköy Anadolu Lisesini kazanmıştır. Böylelikle İstanbul’a ananesinin yanına gitmiştir. Ailesinden uzak olması onu derslerine daha az özen göstermesine neden olmuştur.

acun-ilicali-kimdir

acun-ilicali-kimdir

Annesinin tayininin İzmit’te çıkmasıyla İstanbul’a Acun Ilıcalının yanına tekrar gelerek ders çalışması için odaya kapatılmıştır. Lise hayatını tamamlaması ile birlikte İstanbul Üniversitesi İngilizce öğretmenliği bölümüne dâhil olaya hak kazanmıştır. Sonraki dönemlerde ananesini ve dedesini bir trafik kazasında kaybetmiştir. Acun Ilıcalının üniversite hayatı 7 yıl sürmüş fakat okulunu tamamlayamamıştır. 19 yaşındayken Seda Ilıcalı ile evlenmiştir. Bu evlilikten Bunu Ilıcalı doğmuştur. Her ikisi de öğrenci olduğu için onlara babası bakmıştır. Bir gün Bodruma yola çıkan anne ve babasının Acun Ilıcalının kızlarını da götürmesi ile trafik kazası geçirmeleri sonucu kızı hariç ikisi hayatlarını kaybetmişlerdir. Bu kazadan kızının 18 yerinden kaburgası kırılmıştır. Böylelikle Acun Ilıcalı tranva geçirmiştir. Bir yıl evden çıkmamış ve eşi ile boşanmıştır. Acun Ilıcalı Hayatı boyunca üç evlilik yapmıştır. Bu evliliklerin her birinden ve bir sevgilisinden kız çocukları olmuştur.  Ilıcalı 1994 yılında Bağdat caddesinde bir motosiklet kazası geçirmiştir ve arkasında oturan arkadaşını bu kazada kaybetmiştir. Daha sonra 1995 yılında bir kot dükkanı açmış fakat kısa bir sürede dükkanı iflas etmiştir.

acun-ilicali-biyografisi

acun-ilicali-biyografisi

Günün birinde Esat adındaki bir arkadaşı ile havaalanına giderken Show TV Binasını görmüştür. Kuzenin arkadaşının Show TV’de mali kontrolörlük yapan İrfan Şahin’in yanına ziyaretinde, o dönemde spor müdürlüğü yapan İlker Yasin ile tanışarak Show TV’de çalışmaya başlamıştır. Stajyer kadrosunda işe başlayan Ilıcalı Fenerbahçe taraftarı olmasına rağmen Beşiktaş’ın muhabirliğinde çalışmıştır.

acun-ilicali

acun-ilicali

Levent Kırca Kimdir? Biyografisi

levent-kirca-kimdir-biyografisi

Levent Kırca Kimdir?

Levent Kırca, 28 Eylül 1950 yılında Samsun’da doğmuştur. Kendisi Ankara Devlet Konservatuarı’nı başarı ile tamamlamıştır. Sahneye ilk adımı 1965 yılında Cüneyt Gökçer’in öğrencisi olarak başlamıştır. Öğrencilik aşamasında 1966 yılında da “Buzlar Çözülmeden” oyununu sahnede sergilemiştir. Daha sonra Erçin Tiyatrosunda “Tuluat ve Ortaoyunu” oynamıştır. Ankara Birlik Sahnesinde ise Halk oyunlarında görev almıştır.

Vasıf Öngören aracılığı ile epik tiyatro dalı ile tanışmıştır. Orada da ” Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” , ” Adam Adamdır” ve ” Asiye Nasıl Kurtulur?” Oyunlarını oynamıştır. Daha sonra televizyon ekranlarına geçiş yaparak bir dizide hem rol almış hem de yapımcılığını üstlenmiştir. 1978 yılında beyaz perdeye dahil olarak ” Altınşehir” adlı film yayınlandı. 1979 yılında ise ” N’olacak Şimdi?” isimli filmde rol aldı. Aynı zamanda da Arka-daş tiyatrosun ‘da 1980 yılında kendi tiyatrosunu da kurdu. Levent Kırca Hayatı boyunca Daha birçok film ve dizide yer almıştır. Fakat en çok akıllarda kalan, 1988 yılında 21 yıl süre boyunca ekrana gelmiş olan ” Olacak O Kadar” dizisi olmuştur.

levent-kirca-kimdir-biyografisi

levent-kirca-kimdir-biyografisi

Levent Kırca 2000 yılında “Levent Kırca TV” adı ile kendi kanalını kurmuştur. Fakat yayınları ile RTÜK tarafından kanalına 3 ay sonra son verilmiştir. 2009 yılında ise Belediye Seçimlerine DSP’de aday gösterilmiş ancak kazanamamıştır. Levent Kırca Devlet Sanatçısı unvanını almaya hak kazanmış ve Saint Petersburg Bal Mumu Heykelleri Müzesi’nde heykeli bulunan nadir sanatçılar arasında yer almıştır. İleri zamanlarda yayın hayatına 1 Mart 2011’de Aydınlık Gazetesinde, gazeteci yazarı olarak devam etmiştir.

Hayatı boyunca iki evlilik yapmıştır. Bunların birincisini 1975 yılında Nur Diner ile gerçekleştirmiştir. Bu evliliğinden Özdeş ve Oğulcan adında iki çocuğu dünyaya gelmiştir.  Diğerini ise 1985 yılında Oya Başar ile yapmıştır ve Ayşe ve Umut adında iki çocuğu daha olmuştur. Daha sonra 12 Ekim 2015 yılında karaciğer kanserinden hayatını kaybetmiştir.

Tiyatro Oyunlarının Bazıları:   

Generallerin Aşkı (1982)

Kadıncıklar (1983)

Güzel Ve Çirkin (1999)

Sefiller (2000)

Ateşin Düştüğü Yer (2005)

Toros Canavarı (2008)

Üç Baba Hasan (2009)

Fırıldak (2011)

Azınlık (2012)

Film ve Dizileri:

Dizi-Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz (1974)

Taşı Toprağı Altın Şehir (1978)

N’Olacak Şimdi (1979)

Mavi Muammer (1985)

Dizi-Yeniden Olacak O Kadar (1986)

Ölürsün Gülmekten (2000)

Üç Baba Hasan (2000)

Son (2001)

Şeytan Bunun Neresinde (2002)

Kendini Bırak Gitsin (2004)

Dizi- Ağa Kızı (2004)

Rating Kasabası(2006)

Dizi Olacak O Kadar (2009)

Son İstasyon (2010)

Karımın Dediği Dedik Çaldığı Kontrbas (2011)

Yunus Nadi Abalıoğlu Kimdir? Biyografisi

yunus_nadi_abalioglu

Cumhuriyet gazetesini kuran Yunus Nadi Abalıoğlu Türk gazeteci ve siyaset adamıdır. Öğrencilik yıllarında 2. Alduhamid döneminde ilk önce Yeni Gün gazetesi ve sonrasında Cumhuriyet gazetesini kurarak ömrü boyunca başyazarlık yaparak sürdürmüştür. Gazeteci Nadir Nadi, Doğan Nadi Abalıoğlu ve Leyla Uşaklıgil’in’nun babasıdır.

yunus-nadi-abalioglu-biyografisi

yunus-nadi-abalioglu-biyografisi

1870 yılında Fethiye’de doğmuş ve Rodos adasında bulunan Süleymaniye Medresesi’nde ve Galatasaray Lisesi’nde okuyarak daha sonra Hukuk eğitimi almıştır. 1901 yılında gizli bir derneğe üye olmak suçundan dolayı üç sene hapis cezası almıştır. 1910 yılında Selanik’te Rumeli gazetesinde baş yazarlık yapmıştır, diğer sene Mebusan Meclisi’ne Aydın Milletvekili olarak katılmıştır. Kurmuş olduğu Yeni Gün gazetesinde işgalci devletlere karşı yazdığı yazılar nedeniyle tutuklanma riski olduğu için Ankara’ya kaçarak 1920’de  Analodu’da Yeni Gün ismiyle gazetesini yayınlanmaya devam etti. Yunus Nadi Abalıoğlu anısı yaşatmak adına 1946’dan beri çeşitli dallarda yarışmalar düzenlenmeye devam edilmekte.

yunus_nadi_abalioglu

yunus_nadi_abalioglu

İsviçre’nin Cenevre kentine tedavi olmak için gitti ve 1945 28 Haziran günü vefat etmiştir. Cenazesi İstanbul Edirnekapı Şehitli’ğine getirilip gömülmüştür.

Doğum Tarihi: 1879

Ölüm Tarihi: 1945 İsviçre/ Cenevre